‘Demirbilek.NET’ Kategorisi için Arşiv

Sezen mi Zülfü mü?

Cuma, 06 Ağustos 2010

CHP’li biri demiş ki;

—————–

Toplantıda konuşan CHP MYK Üyesi Süheyl Batum, Sezen Aksu’nun demokratik açılım sürecinde CHP’nin olumsuz tavrı üzerine “CHP iki cihanda da lekelidir” sözlerini eleştirdi. Sezen Aksu’nun paketin içeriğini dahi bilmediğini savunan Batum, “Sezen Aksu vardı biz ne bilelim onun ‘Sazan Aksu’ olduğunu o zamanlar.” dedi. Batum’un, “Sazan Aksu: ‘Katılmazsanız iki cihanda lekelisiniz.’ dedi. Biz Sazan Aksu’ya şöyle demedik ama, ‘Biz seni severiz, sen önemli bir sanatçısın. Ama senin ne hakkın var, Esenler’de şu salonda olan çok değerli dostlarımızı, vatandaşlarımızı, çok değerli CHP’lilerimizi, beni, hocayı (Muammer Aydın), sayın Zileli’yi iki cihanda lekeli diye lekelemeye ne hakkın var senin? ‘Sen içeriğini biliyor musun? Utanmıyor musun?’ diye sorduk mu, hayır.” şeklindeki sözleri kahkaha ve alkışlarla karşılandı.

—————–

Lülfü Zivaneli de sevilir kendine göre. Ama Ce-Ha-Pes’li arkadaşların öbür dünyaya ait meselelerden biraz uzak durmaları gerekmez mi? Benim bildiğim layik değil mi kendileri?

Neyse, anyway, Minik Serçe EVET diyorsa, EVET! Sonuna kadar, dibine kadar!!!

Sfenks’in sorusu, Heron’un gözleri…

Çarşamba, 04 Ağustos 2010

Ahmet Turan Alkan yazmış.

İsteyen okur, isteyen ağlar, isteyen istediğini yapar. Ama bu dünyada…

PS: Yazılar, yazarına aittir. MD

Heron’un gözlerine bak komutan; kerâmet sahipleri gibi cübbenin yenleri içinden garip sûretler gösteriyor bize. İçimize kezzap damlıyor, çocuklarımız ikiye bölünmüş, ölümüne askercilik oynuyorlar, sen bakıyorsun, sadece bakıyorsun, hep bakıyorsun!

Seyrediyor musun sahi, kaçırma bakışlarını; Heron’un gözlerine bak!

Boşver önündeki terfi dosyalarını; Heron’un gözlerine bakamıyorsan kapat gözlerini, kendi içine dön; rûhunun içine bak, kendi derinliğine gömül, vicdanını fiskele… Say ki tâ be kıyâmet terfî ettin, terfî ettirdin, asker kişi dosyalarını masana yığıp “Bunların kaderi ve hayatı benim elimde” diye gururlandırdın. En zengin, en güçlü, en cabbar sen ol. Hükümetler titresin beş yıldızlı apoletlerinin önünde. Karargâhına iliştirilmiş yarı muvazzaf gazeteciler, alnının her kırışığından farklı tehdit mesajları okusunlar; keyiflen şöyle, rahatla ama dalıp gitme sakın…

Uzun yol şoförlerinin ara sıra başına geldiği gibi bakar görmezlerden olma; çimdikle kendini. Bak, yaşta kuruları ıslatmayım derken neler olmuş neler?..

Askerlerini, çocuklarını öldürüyorlar komutan; bana bakma, Heron’un gözlerine bak, göreceksin! Heron alımının ihâleye çıktığı güne lânet okumak neye yarar? Heron’un vicdanı, aklı, kibri, inisiyatifi yok komutan; görmüyor, gösteriyor; hissetmiyor hissettiriyor bu kalpsiz müşir iğnesi!

Biri bizi gözetliyor evi gibi seyrediyoruz demişti vaktiyle birisi -kimdi o sahi!- Meğer doğruymuş be, BBG evi gibi seyretmişsiniz olup biteni yahu. Biz de seyrediyoruz şimdi internet sitelerinde. Sizin gibi derin bir vukuf fakat buzdan bir vicdanla değil ama, tâbir caizse kurbanın bıçağa baktığı gibi bakıyoruz; canımız acıyor, boğazımız düğümleniyor, yutkunamıyoruz bile.

Mutlaka sahte görüntülerdir bunlar değil mi komutan? CIA’nın, MOSSAD’ın, Alman ve İngiliz gizli istihbarat servislerinin belki de Yüzüklerin Efendisi filmindeki alçak büyücü Sauron’un işidir; sizi karalamak, itibarınızı kırıp, o güzelim tabirle asimetrik psikolojik harekât yürütmek için uydurmuşlardır o hokus-pokus video kayıtlarını.

Bakınız, ne güzel izah ettim netekim; bu görüntüler gerçek olamaz; gerçek olsa bizim erkân-ı harbiyemiz bir lâhza yerinde durmaz ki zaten. Cehennemler kudursa, gökler çatlasa, sarsılmayan azmiyle çelik kal’aları eritir, yıldırımlar yaratır, kartallardan kanat ödünç alıp hışım gibi inmez mi pusudaki kuzularımıza yaklaşan alıcı kuşların tepelerine?

Lâfa gelince nasıl gürlüyoruz değil mi komutan; edebiyatın bini bir para bizde…

Evet evet, sahtedir o görüntüler, tarikatçi, cemaatçi, Sorosçu takımı doları basıp yaptırmışlardır o görüntüleri sanal laboratuvarlarda. Zaten Hantepe’de bir karakolumuz hiç olmamıştır, o gece Heron’un gözleri tepelerindeyken aşağıda üçer beşer avlanan çocuklarımız da hiç doğmamışlardır analarından; anaları taş mı doğurmuştur acaba o kuzuların yerine?

Lânetle şunları komutan; yalandır de, psikolojik harekâttır de, dağ başlarındaki dandik karakollara yolladığın çocukların hukukuna da, darbe zanlısı devrelerini koruduğun kadar olsun sahip çık biraz. Gürle be; bunlar iftiradır, kâğıt parçasıdır, borudur de…

Bize yeni bir şey söyle komutan. Bize bu işin içinde başka işler olduğunu söyle; bizi inandır, istersen kandır, hatta, “Siz anlamazsınız, bu işler bildiğiniz gibi değil, her gördüğünüze inanmayın” de, inanmayalım…

Geldin gidiyorsun fakat eyvah, üzerinde ağır kul hakkıyla gidiyorsun. Olmadı, hiç olmadı. İnsan başlı, arslan gövdeli Ebülhevl’in (Sfenks) sualine sen de cevap veremedin. Çekeceğin ceza, Heron’un gözlerine bakmaktır bundan sonra; tâ be kıyâmet!

Eagle Mobile

Çarşamba, 10 Aralık 2008

Hazır elim değmişken yazayım artık değil mi?

Evet sevgili kitlem,

Eylül ayından beridir, Arnavutluk’ta ülkenin 3. ve en hızlı büyüyen GSM operatörü olan Eagle Mobile’de çalışıyorum. ( www.eaglemobile.al )

Dostlarımızı bekleriz buralara..

Selam ile…

Mehmet D.

Geldim..

Cumartesi, 26 Temmuz 2008

Yine bir fasıla vermek zorunda kaldık. Başta Google olmak üzere sevgili dostlarımın çoğunu üzdüğümü biliyorum. Ama geldim işte…

Google mı Yamuk Yapıyor, Wordpress’de mi Sıkıntı Var?

Pazar, 18 Mayıs 2008

Google mı yamuk yapıyor, Wordpress’de mi sıkıntı var? Galiba Google’ın (gagıl okunuyormuş..) hiçbir ürününü BETA seviyesini aşamadığı için benim sitemi kıskanıyor. Utanmasalar 2. sayfaya atacaklar… 

Açık Kaynak Olayımız..

Pazartesi, 07 Nisan 2008

Merhabalar;

Bu sefer başka bir teknik altyapı ile merhaba diyorum sevgili kitlem.

Yıllarca ekmeğini yediğim MS teknolojileri ile çeşitli defalar blog denemelerim olduğunu sitemin binlerce müdaviminden biri iseniz zaten biliyorsunuzdur. Ama bu sefer durum farklı. Artık PHP ile açık kaynak kodlu bir sistem kullanıyorum. Bu vesile ile de sevgili dostum Erol Kavas’a bu altyapıyı bana sağladığı için teşekkür ediyorum. Elbette ASP ya da ASP.NET ile bu tür bir güzelliği insanlığa sunmayan bizlere teessüfümü de bildiririm. Ve bir teşekkür de Wordpress’e emeği geçenlere…

Mehmet D.